Anormal smear sonucu birçok kadında endişeye neden olabilir. Ancak smear testinin anormal çıkması rahim ağzı kanseri olduğunuz anlamına gelmez. Smear testi bir tarama testidir ve rahim ağzındaki hücrelerde normalden farklı değişiklikler olup olmadığını gösterir.
Anormal smear saptandığında sonraki adım; smear sonucunun derecesi, HPV testi, hastanın yaşı, önceki smear ve HPV sonuçları ve daha önce CIN öyküsü bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Bazı hastalarda yalnızca kontrol testi yeterli olabilirken, bazı sonuçlarda kolposkopi ve gerektiğinde hedefli biyopsi yapılması gerekir.
Kısa cevap:
Anormal smear sonucu her zaman kolposkopi gerektirmez.
ASC-US ve LSIL gibi düşük dereceli sonuçlarda HPV ve önceki testler önemlidir.
ASC-H, HSIL ve bazı glandüler hücre anormalliklerinde ise
daha ileri değerlendirme gereksinimi artar.
Smear veya Pap smear testi, rahim ağzından küçük bir fırça yardımıyla hücre örneği alınarak mikroskop altında değerlendirilmesini sağlayan bir rahim ağzı kanseri tarama testidir.
Smear testi kanseri doğrudan teşhis etmekten çok, rahim ağzında kanser gelişmeden önce ortaya çıkabilecek hücresel değişiklikleri saptamayı amaçlar.
Bu nedenle smear sonucunda anormallik görülmesi, bir hastalığın kesin tanısı değil, daha ileri değerlendirme veya takip gerekip gerekmediğini gösteren bir uyarıdır.
Smear sonucunda rahim ağzı hücrelerinin normal görünümden farklı olduğu belirtilmişse bu durum genel olarak anormal smear olarak adlandırılır.
Anormal sonuçların büyük bölümü HPV enfeksiyonu, inflamasyon, metaplazi, hormonal değişiklikler veya kanser öncüsü hücresel değişikliklerle ilişkili olabilir.
Smear raporunda en sık karşılaşılan ifadeler şunlardır:
Bu sonuçların her birinin taşıdığı risk ve yönetim şekli aynı değildir.
Kolposkopi , rahim ağzının büyütme altında ayrıntılı olarak incelenmesini sağlayan tanısal bir yöntemdir.
Kolposkopi sırasında rahim ağzına asetik asit gibi özel solüsyonlar uygulanır, şüpheli bölgeler büyütme altında değerlendirilir ve gerekirse hedefli biyopsi alınır.
Anormal smear sonrasında kolposkopi gereksinimi özellikle:
göre belirlenir.
Kolposkopinin nasıl yapıldığı, asetobeyaz alan, punktasyon, mozaik ve damar bulguları hakkında ayrıntılı bilgi için:
Kolposkopi Nedir? Nasıl Yapılır ve Nelere Bakılır?
ASC-US, Atypical Squamous Cells of Undetermined Significance ifadesinin kısaltmasıdır.
Smear hücrelerinde hafif bir anormallik görüldüğünü, ancak bu değişikliğin kesin olarak düşük veya yüksek dereceli bir lezyon şeklinde sınıflandırılamadığını ifade eder.
ASC-US smear sonuçlarının önemli bir bölümünde yüksek riskli HPV testi sonraki yaklaşımın belirlenmesine yardımcı olur.
HPV negatifse risk genellikle daha düşüktür ve çoğu durumda hemen kolposkopi gerekmez.
HPV pozitif ASC-US durumunda ise önceki tarama sonuçlarına göre kolposkopi veya yakın takip seçenekleri gündeme gelebilir.
LSIL, Low-grade Squamous Intraepithelial Lesion anlamına gelir.
Genellikle HPV ile ilişkili düşük dereceli hücresel değişiklikleri ifade eder. Histolojik olarak bazı LSIL olguları CIN 1 ile ilişkili olabilir.
LSIL görülmesi kanser anlamına gelmez. Özellikle genç kadınlarda düşük dereceli HPV ilişkili değişikliklerin önemli bir bölümü zaman içinde gerileyebilir.
Ancak LSIL sonucunda kolposkopi gerekip gerekmediği HPV sonucu ve önceki tarama öyküsüne göre değerlendirilmelidir.
Örneğin yakın geçmişte negatif HPV temelli taraması bulunan bazı düşük riskli hastalarda hemen kolposkopi yerine kontrol testi uygun olabilir.
ASC-H, Atypical Squamous Cells – Cannot Exclude HSIL anlamına gelir.
Bu sonuç smear hücrelerinde yüksek dereceli bir lezyon olabileceğini, ancak sitolojik olarak kesin HSIL tanımı yapılamadığını ifade eder.
ASC-H sonucu, ASC-US veya düşük dereceli LSIL'den daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bir bulgudur.
Bu nedenle kolposkopik değerlendirme önemlidir.
Kolposkopide şüpheli alan görülürse hedefli biyopsi alınarak CIN 2 veya CIN 3 gibi yüksek dereceli bir lezyon bulunup bulunmadığı araştırılır.
HSIL, High-grade Squamous Intraepithelial Lesion anlamına gelir.
HSIL smear sonucu, CIN 2 veya CIN 3 gibi yüksek dereceli rahim ağzı kanser öncüsü lezyonlarla daha güçlü ilişkilidir.
HSIL kanser demek değildir. Ancak yüksek dereceli lezyon olasılığı nedeniyle ASC-US veya LSIL'e göre çok daha dikkatli değerlendirilir.
HSIL sonucunda:
birlikte değerlendirilir.
Bazı yüksek riskli, gebe olmayan ve 25 yaş üzerindeki hastalarda kolposkopik biyopsi öncesinde dahi eksizyonel tedavi seçeneği hasta ile görüşülebilir.
AGC, Atypical Glandular Cells anlamına gelir.
Glandüler hücre anormallikleri, skuamöz hücre anormalliklerinden farklı şekilde değerlendirilir ve daha ayrıntılı araştırma gerektirebilir.
AGC saptandığında yalnızca rahim ağzının dış yüzeyinin değil, gerektiğinde servikal kanalın da değerlendirilmesi önemlidir.
Yaşa ve klinik risk faktörlerine göre bazı hastalarda endometrial değerlendirme de gerekebilir.
Yüksek riskli HPV enfeksiyonu, rahim ağzındaki kanser öncüsü lezyonların gelişimindeki temel faktördür.
Bu nedenle smear sonucu tek başına değil, HPV sonucu ile birlikte değerlendirildiğinde hastanın gerçek riskini daha doğru belirlemek mümkün olur.
Örneğin:
aynı klinik risk düzeyine sahip değildir.
HPV pozitifliği durumunda kolposkopinin hangi hastalarda gerektiğini ayrıntılı olarak öğrenmek için:
HPV Pozitifliğinde Kolposkopi Ne Zaman Gerekir?
Kolposkopi jinekolojik muayene pozisyonunda yapılır. Rahim ağzı spekulumla görünür hale getirilir ve kolposkop adı verilen büyütme cihazıyla değerlendirilir.
Rahim ağzına seyreltilmiş asetik asit uygulanarak anormal alanların daha belirgin hale gelmesi sağlanır.
Hekim özellikle:
değerlendirir.
Şüpheli alan görülürse kolposkopik hedefli biyopsi alınır.
Kolposkopi ve biyopsinin ayrıntıları için: Kolposkopi ana rehberimize ulaşabilirsiniz.
Smear hücreleri değerlendirirken, biyopsi gerçek dokuyu inceler.
Biyopsi sonucunda:
gibi sonuçlar görülebilir.
Düşük dereceli lezyondur. Birçok hastada kendiliğinden gerileyebilir ve çoğunlukla takip tercih edilir.
Yüksek dereceli lezyon grubunda değerlendirilir. Tedavi veya seçilmiş hastalarda yakın takip kararı; yaş, gebelik isteği ve lezyonun özelliklerine göre verilir.
Yüksek dereceli kanser öncüsü lezyondur. Kanser değildir ancak ilerleme potansiyeli nedeniyle genellikle tedavi gerekir.
Detaylı bilgi: CIN 1–CIN 2–CIN 3 Rahim Ağzı Kanser Öncüsü Lezyonlar
Anormal smear sonucu tek başına LEEP veya konizasyon yapılacağı anlamına gelmez.
Çoğu hastada önce risk değerlendirmesi, gerektiğinde kolposkopi ve hedefli biyopsi yapılır.
Biyopside yüksek dereceli lezyon saptanan uygun hastalarda eksizyonel tedavi değerlendirilebilir.
LEEP ameliyatı , rahim ağzındaki anormal dokunun elektrik enerjisi taşıyan ince tel halka ile çıkarılması işlemidir.
Konizasyon ameliyatı , rahim ağzından koni şeklinde doku çıkarılması işlemidir.
Hangi yöntemin uygun olduğu; biyopsi sonucu, lezyonun yeri, servikal kanal tutulumu, kolposkopi bulguları ve gelecekteki gebelik planına göre belirlenir.
Hayır. Anormal smear sonuçlarının büyük çoğunluğu doğrudan kanser tanısı anlamına gelmez.
Smear testinin amacı zaten rahim ağzı kanseri gelişmeden önce hücresel değişiklikleri yakalamaktır.
ASC-US, LSIL ve hatta HSIL gibi ifadeler sitolojik hücre değişikliklerini tanımlar; kesin tanı gerektiğinde kolposkopi ve biyopsiyle konur.
Unutmayın:
Anormal smear, “kanser var” anlamına değil,
“bu sonucu doğru şekilde değerlendirelim” anlamına gelir.
Amaç, önemli bir lezyon varsa erken dönemde yakalamak;
düşük risk varsa da gereksiz işlemlerden kaçınmaktır.
İki hastanın smear sonucu aynı olsa bile uygulanacak yaklaşım farklı olabilir.
Örneğin aynı ASC-US sonucu; bir hastada HPV negatifliği nedeniyle düşük riskli olabilirken, başka bir hastada persistan yüksek riskli HPV ve önceki anormal testlerle birlikte daha ileri değerlendirme gerektirebilir.
Bu nedenle güncel servikal tarama yaklaşımında yalnızca son smear raporuna değil, hastanın geçmiş ve mevcut sonuçlarının bütününe bakılır.
Hayır. Anormal smear sonucu kanser tanısı değildir. Sonucun derecesine ve HPV durumuna göre takip veya ileri inceleme yapılır.
ASC-US hafif ve belirsiz bir hücresel değişikliktir. HPV testi ve önceki tarama sonuçları değerlendirilerek takip veya kolposkopi planlanır.
Kolposkopi gereksinimi önceki HPV ve smear sonuçlarıyla birlikte değerlendirilir. Bazı HPV pozitif ASC-US hastalarında kolposkopi gerekirken, belgelenmiş yakın dönem negatif HPV temelli taraması bulunan düşük riskli hastalarda kontrol testi tercih edilebilir.
Hayır. LSIL düşük dereceli hücresel değişiklik anlamına gelir ve sıklıkla HPV ile ilişkilidir.
HPV sonucu ve önceki tarama öyküsüne göre değişir. Bazı hastalarda kolposkopi, bazı düşük riskli durumlarda yakın takip önerilebilir.
ASC-H, yüksek dereceli lezyonun dışlanamadığı anlamına gelir. Bu nedenle kolposkopik değerlendirme önemlidir.
Hayır. HSIL kanser değildir ancak CIN 2 veya CIN 3 gibi yüksek dereceli kanser öncüsü lezyonlarla ilişkili olabilir ve ileri değerlendirme gerektirir.
Her hastaya otomatik olarak LEEP yapılmaz. Yaş, gebelik durumu, HPV genotipi, tarama öyküsü ve CIN 3+ riski değerlendirilir. Seçilmiş yüksek riskli, gebe olmayan 25 yaş ve üzerindeki hastalarda kolposkopik biyopsi öncesi eksizyonel tedavi seçeneği görüşülebilir.
Her anormal smear sonucunda biyopsi gerekmez. Kolposkopi yapılması gereken hastalarda şüpheli alan görülürse hedefli biyopsi alınır.
Smear anormal olmasına rağmen biyopsi normal veya düşük dereceli çıkabilir. Takip planı smear, HPV ve önceki sonuçlara göre belirlenir.
Vural Klinik'te Prof. Dr. Fisun Vural ve Prof. Dr. Birol Vural hizmet vermektedir. Uzun yıllara dayanan tecrübeleriyle sizlere HPV, HPV aşısı, genital siğil tedavisi, lazer tedavileri, plazmapen tedavisi, kolposkopi, rahim ağzı kanseri öncü lezyonlarının tedavisi, konizasyon ve LEEP gibi işlemler ile hizmet vermektedirler.
Hekimlerimizle görüşmek ve muayene olmak için 0540 354 38 28 numaralı telefonu arayabilirsiniz.
0540 354 38 28
İletişim:
Büyükdere Cad. Fulya Mah. Gün Apt. 26/2 Şişli
Cevahir AVM yanında
Son Güncelleme Tarihi: 24 Eylül 2026